Bu benim için bir klasik oldu artık.
..her sene sana iki mektup..
Biri mutlu olmamı gerektiren diğeri hayatımdaki depremin yıkıntılarına bakıp üzülmemi gerektiren.
Daha yaşın ne ki doğum günün için bu kadar hüzünleniyorsun diyebilirsin.
Benim için her zaman en zoru sensiz geçirdiklerim oldu.
Senin bana sarılıp "iyi ki doğdun" diyemediklerin oldu.
Sesini duyamadıklarım, yüzünü göremediklerim.
Ben büyüdükçe sen uzaklaşıyorsun, annemse yaşlanıyor.
Senin yokluğunu onunla tamamlamaya çalışıyorum bende o gün.
Ona 2 defa sarılıyorum!
..biri sana..
Bundan bir hafta sonra yine mumları senin nefesin olmadan üfleyeceğim.
Gözlerim dolacak, dilek tutmaya aklım yetmeyecek.
Sensizlik beynimi o kadar dolduracak ki dilek tutmayı unutacağım yine..
Mumlar söndürmemi beklerken eriyecek.
..gözlerimden bir damla yaş pastaya doğru inecek..
Ve diyeceğim ki;
iyi ki doğdum PAPUTA!
..iyi ki senin kızın olarak dünyaya geldim..
Ve sadece senede 2 gün kullandığım o kelime cümlemin sonunda olacak;
"Seni çok özledim BABA!"
Sensiz 9. yaş günüm kutlu olsun mu?
26 Ağustos 2010
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder