1 Nisan 2008

HaLiç...

Yarım kalan yaşanmışlıklarım var burda…
Yarım kalan bir başlangıç..
Hayallerimin yönünü değiştiren bir adam..
Tek taraflı bir aşk hikayesi kulaklarımda..
Her geçişimde bu hüzünlü hikayeyi anlatan bir ses…
Mavi suyun üzerinde o zamanlar gülümseyen kızın portresi..
Aynaya baktığımdaysa hıçkırıklara boğularak ağlayan bu yüz..
Gözümdeki yaşlar kurumak bilmedi o tekne kıyıdan ayrıldığından beri…
Bizi ayıran tekne..
Ardından bakakaldığım o tekne…
Yıldızlarımı söndüren veda..
Bir elveda bile demeden giden o adam..
Son bir kez öpemediğim o adam..
Oysa sevgi sırtımı dayadığım yerde atıyordu durmadan..
Aşk ellerimin arasından kayıp gitti..
Ayaklarım bağlandı adeta peşinden koşamadım..
Atlardım o mavi sulara sırf onunla gidebiliyim diye..
Yıllar geçti işte…
Cesaretsizliğim ve gururum belkide beni bitirdi..
İnadım belkide ayırdı..
Şimdi her geçişimde içimden birşeyler kopuyor..
Geçişlerim onun gidişi kadar sessiz oluyor..
İçten pazarlıklı…
Adice..
Eskiden masmavi olan o sular tekne kıyıdan ayrıldıktan sonra kararıyor…
Yıldızlarım bir bir düşmeye başlıyorlar..
Gökyüzüm hüzünle sevişiyor..
Dünya duruyor sanki..
Bense hala o tekneyi ararcasına bakıyorum haliçe…
Dünyamı durduruyorum adeta…
O an’a geri dönebilme umuduyla..
Ardından koşabilme umuduyla..!
Eskiden güzel günleri anımsatırken bana, şimdi zamansız bir yarım kalmışlığın anımsatıcısı…
Haliç…
Hayatımın bittiği nokta…

Hiç yorum yok: